Acıkan doymam (sanır) susayan kanmam sanır

Uzun süre bir şeyin yokluğunu çekip ona ihtiyaç duyan kimse, o şeyden ne kadar çok elde ederse etsin tatmin olmaz, kendisine yetmeyeceği duygusu içinde bulunur. Bir şeyi uzun süre elde edemeyen kimse, daha sonra o şeyden ne kadar çok edinirse edinsin yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur. İnsanlar içinde bulundukları olumsuz durumdan kurtulamayacaklarını zannederler.

Türkçe. Uzun süre bir şeyin yokluğunu çeken kimse, o şeyden ne kadar çok elde etse yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur. Bir şeye aşırı özlem duyanlar, o şeye kavuşsalarda kendilerini doymamış gibi hissederler.

İnsan ele geçirmek istediği yada ihtiyaç duyduğu şeylere karşı aşırı ilgi duyar. Onların değerini gözünde aslından daha çok büyütür. Bu bir yerde olağandır.

Çünkü aşırı ilgi duyulan şeye kavuşmayacağını düşünen insan, elinde olmadan o şeye daha büyük değer verir, ona erişemeyeceğini sanır. Oysa sevdiği bir yemeği düşleyen kişi, o yemeğe kavuşunca açlığının ne denli basit bir ihtiyaç olduğunu anlar. Doymayacağını sanırken doyduğunu, susamışlığın giderilmeyeceğini düşünürken suya kandığını görür.

Aslında vücudumuzun belli bir düzeyde ve miktarda suya ve besine ihtiyacı vardır. Azı bizi doyurmadığı gibi çoğuda tiksindirebilir. Acıkanın doyması, susayanın kanması, zengin olmak isteyenin paraya, mala ve mülke boğulması, yüksek mevkilere ulaşmak isteyenin bu dileğine kavuşması, duyulan özlem dolu arzu arasında büyük farkı belirler.

Susayan, acıkan, özlem duyan, tutkunun pençesinde kıvranan insanın ruhu açtır, susuzdur. Sürekli bir tedirginlik içinde hep bu özlemlerini giderme peşindedir. Onun içinde doymayacağını, susamışlığını gideremeyeceğini, zengin olamayacağını, yüksek mevkilere çıkamayacağını, sevilemeyeceğini, kısaca dilediklerine kavuşamayacağını sanarak huzursuz olur.

Bu bakımdan istediklerimizi elde etmeye çalışırken çalışmalarımızı olağan akışı içinde bırakmalı, olayların oluşumunu engelleyecek girişimlerde bulunmamalı, bir gün mutlaka amacımıza ulaşacağımıza olan inancımızı yitirmemeliyiz. O zaman kaçan balığın büyük olmasına gerek kalmadığını sevinçle görürüz. İnsan, kendisine gerekli olan bir şeyden uzun süre yoksun kalırsa ona karşı olan tamah ve iştahı artar.

Sonra onu elde edince, ne kadar çok olursa olsun, kendisine yetmeyeceğini sanır. Aç insanların, gördükleri her yiyeceği canlarının istemesi gibi. Bu tür bir açgözlülük ve tamah, kişileri küçük düşürücü bir özelliktir.

Aza kanaat edilmediği, eldekiyle yetinilmediği zamanlarda söylenir. Uzun zamandır bir şeyin yokluğuna ihtiyaç duyan ve ona ihtiyacı olan, ondan ne kadar alırsa alsın, tatmin olmaz, yeterli olmayacağını hisseder. Uzun süre bir şey alamayan herkes, ondan ne kadar alırlarsa alsın, onun için bir daha yeterli olmayacağını düşünüyor.

İnsanlar içinde bulundukları olumsuz durumdan kurtulamayacaklarını düşünüyorlar. Türkçe. Uzun zamandır bir şeyin yokluğundan muzdarip olan herkes, ondan ne kadar fazla alırsa, onun için bir daha yeterli olmayacağını düşünüyor.

Bir şeye özlem duyanlar, ondan tatmin olmamış gibi hissederler. Bir kişi ne istediğine veya neye ihtiyacı olduğuna son derece ilgi duyar. Değerlerini orijinalinden daha fazla büyütür.

Bu tek bir yerde olağan. Çünkü aşırı ilgi çekici bir şey elde edemeyeceğini düşünen, o şeye daha fazla değer verir ve ona ulaşamayacağını düşünür. Ancak, bir kişi sevdiği bir yemeği hayal ettiğinde, açlığının ne kadar basit bir ihtiyacı olduğunu anlar.

Yeterince alamayacağını düşündüğünde, tok olduğunu ve susuzluğun giderilmeyeceğini düşündüğünde suya daldığını görür. Aslında, vücudumuzun belirli miktarda ve miktarda suya ve yiyeceğe ihtiyacı vardır. Bazıları bizi tatmin etmese de, çoğunu iğrenebilir.

Açlığın tokluğu, susamın kanaması, zengin olmak isteyenlerin boğulması, para, mal ve mülk, yüksek mevkilere ulaşmak isteyenlerin arzusu özlem arzusu arasındaki büyük farkı belirler. Susamış, aç, özlem duyan, tutkuyla öfkelenen kişinin ruhu aç, susuzdur. Her zaman bu istekleri sürekli tedirginlik içinde ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Yeterince ondan kurtulamadığı, susuzluğundan kurtulamadığı, zengin olamadığı, yüksek pozisyonlara gidemediği, sevilemeyeceği ve kısaca ne istediğini elde edemediği düşünülürse tedirgin olur. Bu bağlamda, istediğimizi elde etmeye çalışırken, çalışmalarımızı olağan akışta bırakmalıyız, olayların ortaya çıkmasını önlemeye çalışmamalı, bir gün hedefimize ulaşacağımız inancımızı kaybetmemeliyiz. O zaman kaçan balığın büyük olması gerekmediğini sevinçle görüyoruz.

Bir kişi uzun süre gerekli olan bir şeyden mahrum kalırsa, açgözlülüğü ve onun için iştahı artar. Sonra ne zaman aldığını düşünürse de, yeterli olmayacağını düşünüyor. Aç insanlar, yiyeceklerinin gördükleri her yemeği yemesini isterler.

Bu tür açgözlülük ve açgözlülük aşağılayıcı bir özelliktir. Hiçbir inancın olmadığı zamanlarda söylenir ve mevcut olandan memnun değildir.

  • Acıkan doymam (sanır) susayan kanmam sanır atasözünün kısa açıklaması ve uzun anlamı nedir?
  • Acıkan doymam (sanır) susayan kanmam sanır atasözünün söyleyeni ve tarihi hikayesi nedir?
  • Acıkan doymam (sanır) susayan kanmam sanır atasözününde verilmek istenen öğüt mesajı nedir?
  • Acıkan doymam (sanır) susayan kanmam sanır atasözü nasıl ortaya çıkmıştır ve konusu nedir?
  • Acıkan doymam (sanır) susayan kanmam sanır atasözünün cümlede kullanımı ve kompozisyon yazısı
  • Acıkan doymam (sanır) susayan kanmam sanır atasözünün eş ve yakın anlamlısı ve benzer atasözleri
  1. Sonraki İlgili Atasözleri ve Anlamları

  2. Önceki İlgili Atasözleri ve Anlamları

  3. Sonraki A Harfi ile Başlayan Atasözleri

  4. Önceki A Harfi ile Başlayan Atasözleri